Türkiyede genc olmanin romantiklestirilmis kliselerini sert bir gerceklikle kiriyor. Genclerin omuzlarina yüklenen ekonomik, sosyal ve duygusal agirlik carpici bir tabloya dönüsüyor..
Türkiyenin en büyük sorusu artik acikca ortada Genclik nereye gidiyor, daha dogrusu gitmek zorunda birakiliyor Tugce Tatarinin birbirinden farkli hayatlar yasayan genclerle yaptigi görüsmeler umutsuzlukla direnc, güvensizlikle hayal, baskiyla özgürlük arayisi arasinda sikismis gercek hikayeleri gözler önüne seriyor. Iki üniversite bitirip kuryelik yapanlardan ortaokul siralarinda cocuk isciye dönüstürülenlere, bagimlilikla mücadele edenlerden kimligini savunmak zorunda kalanlara, mülteci genclerden bavulunu kapi araliginda hazir tutanlara kadar bu görüsmeler, Türkiyede genc olmanin romantiklestirilmis kliselerini sert bir gerceklikle kiriyor. Genclerin omuzlarina yüklenen ekonomik, sosyal ve duygusal agirlik carpici bir tabloya dönüsüyor. Gencler Nereye yalnizca bir saha calismasi degil, ülkenin gelecegini kendi evlatlarinin gözünden görme cesareti. Bu kitap gencleri duymak, anlamak ve artik kaybetmemek icin gecikmis bir cagri niteliginde. Cünkü bir ülkenin kaderi, genclerinin ufkuyla sinirlidir.