Imparatorluklar tarih boyunca ilgimizi ceken ve merak uyandiran güclü siyasi yapilardir. Büyük güc ve imparatorluklar arasinda iliski sanilandan daha derindir. Cünkü büyük gücler olarak adlandirilan devletler esasinda imparatorluk gecmisi olan yapilardir.
Imparatorluklarin sistem dönüstüren yapilari ve güclerinin incelendigi bu calisma, sinirli bir tarihsel dönemi degil, bütünsel bir okuma imkani sunmaktadir. Günümüz uluslararasi sisteminde karsimiza cikan büyük gücler, gecmisin imparatorluklarinin deneyim ve mantigi ile hareket etmektedirler. Bu nedenle de büyük güc iddiasina sahip devletlerin gecmiste imparatorluk deneyimlerinin oldugu görülmektedir.
Kitap, dört ana bölümden olusan yek bir calisma olsa da esasinda birbirini tamamlayan tarihsel süreclerin Rusya örnegi üzerinde incelendigi iki asamali bir calisma olarak sizlere sunulmaktadir. Büyük güc olarak sistemde karsimiza cikan imparatorluklar, günümüz uluslararasi sisteminde yeni imparatorluk bicimleri ile yeniden kendilerine yer bulmaktadir. Tarihsel sürecte imparatorluklarin degisen dogasi ve deneyimleri sonucunda olusan geleneksel ve modern imparatorluklarin uluslararasi iliskiler alaninda oynadiklari rol ve konumlari farkli bir perspektiften sizlere sunulmaktadir.
1990 sonrasi degisen uluslararasi sistemde imparatorluk söylemleri yeniden gün yüzüne cikmistir. Rusya Federasyonunda Vladimir Putinin iktidara gelisi ve akabinde yasanan küresel degisimler Ruslarin imparatorluk gücüne dönüs umutlarini yesertmistir. Rusya Federasyonu örnegi bu acidan calismada olusturulan imparatorluk tanim ve özelliklerinin inceleme alani olarak sunulmustur.