Türkiyenin yakin tarihi, uzun süre konusulmus ama cogu zaman eksik anlasilmis bir mesele etrafinda sekillendi terör. Yillar boyunca güvenlik politikalari, siyasi tartismalar ve ideolojik yaklasimlar bu alani belirledi; ancak insanin ic dünyasinda baslayan kirilmalar cogu zaman görünmez kaldi.
Terörsüz Türkiye Doktrini, bu görünmeyeni görünür kilma iddiasiyla yola cikiyor. Cüneyt Kiyak, meseleyi sahadan gelen tanikliklarla, ailelerin yasadigi derin sarsintilarla ve genclerin nasil bir zihinsel sürecin icine cekildigiyle birlikte ele aliyor. Böylece terör, yalnizca disaridan gözlemlenen bir olgu olmaktan cikip, bireyin dünyasinda nasil kök saldigiyla birlikte düsünülüyor.
Kitap boyunca okur, kopusun tek bir anda gerceklesmedigini fark ediyor. Aidiyet arayisi, kirilganliklar, yönlendirmeler ve zamanla derinlesen yabancilasma, birbirine eklenerek bir dönüsüm yaratiyor. Bu dönüsümün izleri ise aile icinde, egitim hayatinda ve toplumsal iliskilerde kendini acikca hissettiriyor.
Bu calisma, cözümün de ayni cok katmanli yapi icinde aranmasi gerektigini savunuyor. Güvenlik önlemleri kadar toplumsal baglarin güclenmesi, bireyin kendini ait hissedecegi alanlarin genislemesi ve zihinsel dayanikliligin insa edilmesi gerektigi vurgulaniyor. Bu yönüyle kitap, mevcut tartismalari asan bir perspektif öneriyor.
Son sayfaya gelindiginde geriye tek bir soru kaliyor Bir toplum, kendi icindeki kirilmalari onarmadan kalici bir huzura ulasabilir mi
#TerörsüzTürkiye #Radikallesme #ToplumsalOnarim